Zamana, çevreye, eşine, dostuna sıkı sıkı bağlı bir insan için en büyük hayal kırıklığı nedir? Tüm köklerinden kopmuş karakterlerin ruh hallerini yansıtan Arzunun Kanunu, geleneklere karşı olan ve toplumca kabul görmüş yaşam biçimini reddeden İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın önemli erken dönem fimlerinden.
16 Ekim 2022 Pazar
13 Ağustos 2022 Cumartesi
Andrei Rublev
Rus sanat tarihinin ünlü ikona ressamı Andrei Rublev'in hayatını merkeze alan film, kendi kişiliğini korumaya çalışan ve aynı zamanda en zor koşullarda dahi sorgulamayı bırakmayan bir sanatçının kimliğini anlatıyor.
On beşinci yüzyılda yaşamış sanatçının hikâyesini, Sovyet sinemasının usta yönetmenlerinden Andrei Tarkovsky'nin Sergei Eisenstein'ın biçimciliğinden ayrılmayarak onun keskin ve özgür üslubundan izliyoruz.
Acımasız bir dünyada merhameti, sevenciliği ve iyiliğinden taviz vermeyen karakterimiz, baskıcı bir toplumda sanatçının asıl işlevini, nasıl davranması gerektiğini de hatırlatıyor bizlere. Yoğun mistik ögeler barındıran film, didaktik anlatımıyla izleyiciyi biraz zorlasa da Stalin döneminin baskıcı ortamını yansıttığı için tarihsel gerçeklere de ışık tutması açısından oldukça önemli. Filmin uzun bir süre yasaklanmasının bir nedeni de buydu.
1966 yılında çekilen ve görsel anlatım bakımından sinema diline yepyeni bir bakış getiren film, uzun süresine rağmen bir sinema şöleni diyebilirim.
10 Ağustos 2022 Çarşamba
Korku klasiklerine meydan okuma: Altıncı His
Şimdilerde hafıza kaybı problemleriyle uğraşan ve bu yüzden de oyunculuğa ara vermek zorunda kalan Bruce Willis'in başrolü sırtladığı filmin yönetmeni Hint asıllı Night Shyamalan.
Özel efektlerin olmadığı, abartılı seslerin kullanılmadığı, şiddet ve kan gibi klişelere girmeyip üslubunu sade ve dengeli bir şekilde kameraya yansıtıldığı film, altı dalda Oscar'a aday gösterildi.
Küçük Cole'un çevresinde ölü gezen insanlar görmesi üzerine ailesi onu çocuk psikoloğu doktor Malcom Crowe'la tanıştırır. Doktor Crowe, küçük çocuğun, 'ölmüş ama huzur bulamamış kişilerin etrafında dolaştığı' söylemlerine çareler ararken, dikkatli izleyiciler 'herkesçe sözü edilen' büyük sürprizi finale yakın hemen fark edeceklerdir.
Büyük ustadan veda busesi
Filmin başroldeki kadın karakteri olan Julia Rainbird, yıllar önce ölen kardeşinin evlilik dışı bir ilişkiden olan ve evlatlık verilen çocuğunu bulmak ister. Masal arketipinden yola çıkarak karakterimiz, kayıp oğlanı bulmak için bir medyuma gider. Sahte medyumun kayıp çocukla ilgili ipucularını takip ederek bu üçlünün yaşadıklarına odaklanan film klişeleri barındırsa da usta yönetmenin son filmi olması bakımından tarihsel olarak büyük anlam ifade ediyor.
Büyük ustanın veda busesi hatırına izlenmeli.
9 Ağustos 2022 Salı
Sürreal bir baş yapıt: Koş Lola Koş
1990'lı yıllara göre kıyasladığımızda alışılmışın dışındaki kurgusu, etkili ve dikkat çekici senaryosu, özgün üslubu ile dikkat çeken 'Koş Lola Koş', baş kadın karakterimiz olan Lola'nın evindeki telefonun çalmasıyla başlıyor ilk sekans. Arayan kişi, suça bulaşmış ve paraya ihtiyacı olan sevgilisi 'Mani'dir. Lola'nı sevdiceğinin ihtiyacı olan parayı 20 dakika içinde bulması gerekmektedir.
Sinema evreninde kendi sürreal dilini yaratmayı başaran film, Lola'nın hiç durmadan dakikalarca koşması ve aynı olayı yaşadığını fark etmesiyle epey keyifli hale de geliyor. Uyanık karakterlerimiz hayatta kalma becerelerini olağanüstü düzeyde kullanarak üçüncü denemelerinde başlarının çaresine bakabilecek kadar sorunlarını çözmeyi başarıyorlar.
Yönetmenliğini Tom Tykwer'ın üstlendiği film, içtimai hayattaki küçücük değişimlerin insanlar üzerindeki etkilerini anlatma derdinde. Sıradanlıkları sevmeyenlerin filmi. Yakın durmanızı tavsiye ederim.
Fransa'dan ne çıksa izlersin; Rendez-vous (1985)
'Ne kadar çok insan o kadar çok çelişki' mottosuna sadık bir şekilde filmde, bireyler arasındaki duygu ve karmaşıklığı dile getiren Andre Techine, öyküsünü tutkulu bir şekilde anlatmayı da başarıyor.
Fransız sinemasının en ilginç stilistlerinden gösterilen yönetmenin bu ustalık eseri filmi, sinema tutkunlarınca kaçırılmamalı.
11 Temmuz 2022 Pazartesi
Ben sana vurgunum
Birçok duyguyu kusursuz üslubuyla anlatmayı tercih eden ikonik yönetmen Ryusuke Hamaguchi'nin narin, hassas, ölçülü dokunuşlarıyla ilmek ilmek işlediği bir film Drive My Car.
Sıradan olanın, 'bir kayıp ve bağışlanma' temelinin üzerinden anlatıldığı film, nefes kesici şiirsel anlatımıyla diyaloglar arasında özgün metinleri ilmek ilmek işliyor.
2 saat 57 dakikalık süresi uzun gibi gözükse de gerek oyuncuların güçlü performansı gerek edebi dilin akıcı bir şekilde filme yansıtılıp anlaşılabilir diyalogları sayesinde uzun süresi uçup gidiyor.





