kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2022 Çarşamba

Böyle geçiyor işte zaman

Bu aralar yine uykuya dalmak da zorlanıyorum. Pencereye vuran rüzgâr camı zangır zangır titretiyor, kalbimin erimesi gibi. Hiçbir zaman da öyle birkaç kadeh atıp uyuyan birisi de olamadım. İçki içince benim kalbim daha hızlı attığı için gece yatağa uzandığımda kalp atışlarımı ağzımda hissetmek iyi gelmiyor bana. Bir de onunla uğraşamam gece vakti.

Dışarısı kalabalık, neredeyse İspanya'nın en kuzeyinde okyanus kıyısındaki bir şehrin nüfusu tek bir semtte toplanmış burada. Bu şehre neden bu kadar yükleniliyor? Sokaktakileri yarısının varlığı bu kente yük, yok olup gitseler hem şehir rahat edecek hem de kalanlar. 

Hastalanınca ne yapacağımı bilmiyorum. Hastalanmadan ne yapılması gerektiğini de sen biliyorsun. Bence güzel çağrışım bu.

Okuyamadığım kitaplar, izlemediğim filmler, göremediğim ülkeler, ıskaladığım pek çok an, sevdiğim bir kalp, unutmadığım bir insan, hayatının yarısını geçirmiş olmanın verdiği his, uzaktan belli belirsiz gülüşün, minik evimde kurduğum bir dünya, geride bıraktıklarım, koştuklarım, kapıyı çarpmadan gittiğim evler, gergin bir ruh hali, arkada durağan bir halde çalan Mazzy Star şarkısı,  her defasında uzatmaya karar verip kısacık kestirdiğim saçlarım, tüm gün hiçbir şey yapmadan evde oturmalarım, ayaklarımı duvara dikip kuracak bir hayal bulamadan baktığım beyaz tavan, önceleri el ele yürüdüğümüz şimdilerde tek başıma dolaştığım o caddeler, neler oldu, nerelerdesin, neler görüp de neler geçirdin, her sabah doğan güneşin hazırladığı yeni hayat neler sundu sana, sonunu getiremediğim günler. Böyle geçiyor işte zaman.

30 Ocak 2018 Salı

Okumak iptiladır...

Getty Images, fotoğrafa 8 Ekim 1940 tarihini düşmüş. Bu tarihler de Almanların, Britanya'nın kalbine, Londra'ya 'Blitz' harekâtlarına karşılık geliyor. Gece yapılan bombardıman sonucunda bir kitapçı da harabeye dönmüş.  Oradan geçmekte olan bir genç "Okumak iptiladır" sözünü hayata evriltiyor.

23 Mayıs 2017 Salı

Entelektüelin Siyasi İşlevi

Michel Foucault.

Türkçe'de isminin doğru şekilde yazılması en az Nietzsche kadar önemli bir kişilik.

Balkonunda 'marihuna, esrar' yetiştirecek kadar tiryaki. "Entelektüel birey, bilgisini, uzmanlığını siyasi mücadele alanında kullanmalı" diyebilen bir beyefendi.

Vakti zamanında İspanya'nın lideri Franco'ya karşı durmak için Madrid sokaklarında polisten cop yemiş düşünür. Frankfurt Ekolü'nden gelen İstanbul Üniversitesi hocalarının da pek sevdiği profesör.
Yakın dostu için "20. Yüzyılın en büyük entelektüeli Jean Paul Sartre" demiştir.

Foucault'nun Işık Ergüden'in çevirisiyle Ayrıntı Yayınları'ndan Seçme Yazıları Serisi I ismiyle çıkan Entelektüel'in Siyasi İşlevi kitabına yakın durmanızı tavsiye edeceğim. Zira beyaz boğazlı kazağıyla hafızalarda kazınmış bu ismin görüşlerini, düşüncelerini ve fikirlerine az da olsa hâkim olmak gerekiyor.

Okuyun, üzerine konuşalım...