7 Mart 2026 Cumartesi

Flaneur #11

*Merhaba

* Bir cumartesi günü öğleden sonra tatlı bir esintinin nemli dudaklarıma vurduğu vakitlerde, koca ormanda tek başına yürümenin hazzını çıkarıyordum. Doğasında en yüce duyguları, en şefkatli sevecenlikleri barından birini düşlerken karşıma çıkan ve bir avcının tüfeğinden çıkan saçmalar yüzünden yaralanıp kan kaybından ölen vaşakla yüzleştim. İçim ürpertiyle doldu.  Ne suçu vardı bu hayvanın, ne için vurmuştu bunu  kendisine "avcı" diyen kerkenez. Durumun dehşeti karşısında sarsıntıyla da olsa yoluma devam ettim. 

* Bu durumu gelenekçilik olarak savunanlarda var. Bir insanın, masum bir canlının canına kıyması nasıl olur da 'gelenek kültü' adını alabilir. Çocukken hatırlıyorum, milli bayramlarda avcılar geçit yaparlardı. Arabalarına vurdukları hayvanların cesetlerini asıp, yüzlerinde mağrur ifadeyle kalabalığı selamlarlardı. Gerçi 'kan ve toprak' ideolojisinin üzerine kurulmuş bir imparatorluktan gelen bu insanlardan ne beklenebilir ki? 

* Kapitalist yaşam tarzının eleştirisi üzerine kendilerini kamufle edilen biriyle tanıştım. Seçkinci sınıfın iki yüzlü aristokrat tutumu beni öylesine iğreti haline getirdi ki, kendisinden uzaklaşmak için hayatımdaki en hızlı ve doğru kararlardan birini verdim. 

* Basının en önemli işlevi yumuşak güç olarak (iletişim fakültelerinde dördüncü güç olarak anlatılmaktadır), üç erki denetlemek ve eleştirmektir. Her dönem bu eleştiriler hükümetlerce bastırılmaya çalışılmıştır. Basının temel bir görevi de kitle iletişim araçlarını kullanarak ülkenin siyasal iktidarı üzerinde kamuoyu baskısı yaratarak, kamu yararını gözetmektir. 

* Ortak anılarımız o kadar fazla ki, birbirimizden vazgeçebilmemiz çok zor.

* Kıskançlık da arzu gibi son derece bulaşıcıdır. İşkencelerin en korkuncu. Düşünme yetisini baskılayan, insan ruhunu için için emen bir parazit. Sevgiyle kıyas edilen bir anlam karmaşası. Bünyeyi, başkalarıyla yaşayamayacak kadar körelten bir duygu.

* Güzelliğin her türlüsünün peşinden koşulur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder